Patronların Duymak İstemediği 7 Şey
İş hayatında yaşanan düzensizlikler, beklentilerin gerçekleşmemesi, işiniz dışında sizden istenenler sizleri yılgınlığa sürükleyebilir. Asıl önemli olan bu gibi durumların sizin gibi birçok kişinin yaşadığını düşünüp en uygun karşılığı vermeniz olacaktır.
İster maaşlı çalışın ister kendi işinizi yapın bir patrona çalışıyorsunuz. Patron değilse bile hesap vermeniz gereken bir müşteriniz var. Patron-çalışan ilişkisini sürdürmenin yolu da yanlış bir imaj yaratmamaktan geçiyor.
Onun işinizden hoşlanmadığınızı ya da o iş için yeterli olmadığınızı düşünmesine asla izin vermemelisiniz. Kulağa basit gelmekle birlikte iş yerinde bu basit kuralı bozan birçok cümle duyarız. Bunlar size sıradan ve zararsız gibi görünebilir.
Peki ya patronlara… 40 yıllık çalışma hayatında 59 farklı işte çalışan ve sadece birinden kovulan Karen Burns çıkmaza girdiyseniz “Sukut altındır” diyor.
Deneyimlerinden yola çıkarak kariyer tavsiyeleri verdiği bir de kitabı bulunan Burns özellikle bu 7 cümlenin ağzınızdan çıkmaması konusunda uyarıyor.
1- Bu benim işim değil
Patronların neredeyse tamamı temelde işinizin sizden istenen şeyi yapmak olduğunu düşünür. Bu yüzden de işiniz olmadığı halde sizden bir iş yapmanız istendiğinde böyle bir cümle kurmaktan sakının. Bunun yerine patronun bu işi neden size verdiğini anlamaya çalışın. Belki de çok geçerli bir nedeni vardır. Eğer bu işi yapmanın özellikle şirket için iyi bir fikir olmadığını düşünüyorsanız o zaman nedenini açıklamayı deneyebilir ve işi başkasının yapmasının nasıl daha iyi olacağını anlatabilirsiniz. Patronuna göre değişmekle birlikte bu işe yarayabilir. Unutmayın ki iş tanımınızda olmadığı halde sizde istenen bir işi yapmak yönetimde her zaman iyi bir imaj bırakır.
2- Benim sorunum değil
“Benim sorunum değil” gibi bir cümle kurduğunuzda istisnasız umursamıyor gibi algı yaratırsınız. İş arkadaşlarınızda özellikle de patronda bir antipati yaratmış olursunuz. Eğer bir sorun patlak vermek üzereyse ve devamını oku…